Kuşçu’da hayat mevsimlerle birlikte değişir. Günler ekinle, pancarla, orakla, hayvanlarla, yağmurla, karla ve köyün insanlarıyla geçer. Baharın gelişi ayrı bir sevinçtir. Yazın sıcağı, tarladaki çalışma ve uzun günler yıllar sonra bile hatırlanır. Sonbahar hasat zamanıdır. Kış geldiğinde ise hayat biraz yavaşlar, insanlar evlerine çekilir, komşuluk daha çok hissedilir.
Kuşçu’da gördüklerimi, yaşadıklarımı ve yıllar içinde hafızamda kalanları anlatmaya çalıştım. Bir memleketi anlatırken yalnızca sokaklardan, evlerden ya da yer adlarından söz etmek yetmez. Orada yaşayan insanları, sofraya gelen ekmeği, söylenen türküleri, yaşanan sevinçleri ve sıkıntıları da anlatmak gerekir.
Okuyanlardan bazıları belki kendi çocukluğundan bir şeyler hatırlayacak. Yıllardır Kuşçu’dan uzakta yaşayanlar, unutmadıkları insanları ve eski günleri yeniden anımsayacak. Gençler ise büyüklerinden dinledikleri Kuşçu’yu, geçmişteki yaşamı ve bugünlere nasıl gelindiğini daha yakından tanıyacak.
“Kuşçu’da 365 Gün”, Kuşçu’da yaşananları ve zaman içinde değişen köy hayatını unutmamak için yazıldı. Burada anlatılanların bir kısmı artık geçmişte kaldı, bir kısmı ise hâlâ yaşamaya devam ediyor.
İstedim ki yıllar sonra biri sayfaları açtığında Kuşçu’nun insanlarını, gündelik hayatını, geleneklerini ve yaşanmışlıklarını bulabilsin.
İnsan başka yerlere gidebilir, başka şehirlerde yaşayabilir. Yine de doğduğu, büyüdüğü ya da çocukluğunu geçirdiği yer kolay kolay unutulmaz.
Benim için o yerin adı Kuşçu.








Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.