Pare Yıldız’ın tek hayali vardı, uzaklaşmak. Büyüdüğü evden, o şehirden, babası adını verdiği adamdan. Bir öğrenci değişim programı kazanıp İrlanda’ya gitmek onun için sıradan bir okul fırsatı değildi. Nefes almaktı. Ama insan nereye kaçarsa kaçsın, bazı şeyler peşinden gelir. İrlanda’da, karanlık ışıklı bir barda tanışır onunla. Ne adını sorar ne de kim olduğunu. Barmen sadece ona bakar ve “Kızıl Şarap” der. O geceden sonra ikisinin hayatında da hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Pare neşeli, özgür ruhlu, kimseye muhtaç görünmemeyi çoktan öğrenmiş biridir. Ama bu güçlü görünüş onu Gala’dan koruyamaz. Gala farklıdır. Dışarıdan değil içeriden yıkar. İçeriden yıkılanlar ise olanı en geç fark eder. Kızıl Şarap, aşkı anlatır ama yalnızca aşkı anlatmaz. Bir kadının hem hayatta kalma hem de var olma savaşını anlatır. Sevginin bazen en tehlikeli yerden, en yakın insandan gelebileceğini anlatır. Ve bir soruyu size bırakır. Bir insanın yaşadıkları karşısında adalet mümkün müdür? Mümkünse bedeli ne kadardır?








Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.