Ata yıldızları izlemek ister. Ailesi, doğada kamp yapmaya karar verir. Gündoğdu Tepesi’ne vardıklarında manzara büyüleyicidir. Ata ile ablası Nisan, yürüdükleri patikaya taşlarla şekiller dizerek oyun kurar. Ata üçgenler yapar, Nisan daireler. Oyun, kardeşliğin en canlı hâlidir.
Sonra taşlar karışır, şekil bozulur. Ata bunu bilerek sanır ve sesi yükselir. Nisan incinir, söyleyecek söz bulamaz. Araya soğuk bir sessizlik girer. Hüseyin, çocuklarının yanına gelir. Kırgın kalmanın değil, kırılan kalbi onarmanın önemini hatırlatır. Affetmenin kaybettirmek değil, içte taş gibi duran yükü bırakmak olduğunu anlatır.
Ata, öfkenin altında pişmanlığı görür. Ablasının yanına gider, özür diler. Nisan da istemeden olduğunu anlatır. Sonra birlikte taşları toplarlar ve bu kez ortak bir şekil yaparlar. Küçük bir taş yıldız, barışın izi olur.
Kitabın sonunda yer alan mini aktivite bölümünde çocuklara düşünme alanı açılır. Kırgınlıktan sonra affetmenin içte nasıl bir değişiklik bıraktığı sorgulanır. Evde ya da bahçede taşlarla bir Affetme Haritası kurma önerisiyle, affetme duygusu somut bir oyuna dönüşür.







Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.