Ata’nın avuçlarında ıslak kum, karşısında kocaman bir deniz var.
Hayali büyük. Kalbi biraz ürkek.
Bir kale yapmak istiyor. Yüksek, güçlü, görkemli.
Ama dalgalar kıyıya vurdukça içindeki ses fısıldıyor
“Ya yıkılırsa?”
Ata bu kez kaçmıyor.
Korkusunu bastırmıyor.
Onu yanında taşıyarak ilk kuleyi yapıyor.
Bir dalga geliyor. Kum dağılıyor.
Ata yeniden eğiliyor.
Güneş alçalırken kumdan bir kale yükseliyor.
Asıl büyüyen ise kalenin kendisi değil.
Bu hikâye, korkusuyla yan yana durmayı öğrenen bir çocuğun hikâyesi.
Yıkılsa da yeniden yapabileceğini fark eden bir kalbin hikâyesi.
Bazen cesaret, sadece yeniden denemektir.








Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.