“Affetmiyorum.”
Bu cümle insana güçlü hissettirebilir.
Unutmadığını, yapılanı kabul etmediğini, karşısındaki kişiyi kolayca bağışlamayacağını gösterdiğini düşünür. Öfkesini bıraktığında hakkından da vazgeçecekmiş gibi gelir.
Peki affetmediğin kişi bu kararın ağırlığını gerçekten taşıyor mu?
Yoksa olanları zihninde yeniden yaşayan, söylenmeyen sözleri tamamlayan, gelmeyecek özrü bekleyen ve her yeni ilişkiye eski yaranın içinden bakan sen misin?
Affetmek, karşıdaki kişiyi rahatlatmak için verilmiş bir karar değildir. İnsanın kendi hayatını, kendisine yapılanın devamı olmaktan çıkarmasıdır.
Anneye, babaya, eşe, sevgiliye, kardeşe, dosta, hayata ve kendine duyulan kırgınlık aynı değildir. Her biri insanın başka bir yerini tutar. Kimi güvenini, kimi sevgisini, kimi çocukluğunu, kimi de kendine bakışını değiştirir.
Birini affetmeden önce neyi taşıdığını bilmen gerekir.
Öfkeni mi?
Haklılığını mı?
Beklentini mi?
Yoksa hâlâ onun vereceği bir cevaba bağlı tuttuğun hayatını mı?
Affetmek kiminle ilgili?
Cevabı, sandığın kişi olmayabilir.








Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.